Monday, March 5, 2012




OKUL ÇOCUKLARININ BESLENMESİ

Okullar açılalı epey zaman oldu, aklımda  onlarla ilişkili bir yazı yazmak hep var.
Bu yılın başında Ocak ayında yapılan obezite kongresinde; 6-12 yaş çocuklarında artan obezitenin korkutucu boyutlarda olduğunu anlattılar. Benim gözlemlerimin de bu yönde olduğunu söylemek istiyorum.
Şişman bir genç gurup yetişiyor.

Ellerinde cips paketleri, atom sandviçler,haşlanmış mısır kaseleri, hamburgerler, kumrular, dürümler, patates kızartmaları  ile okul yollarında gördüğüm ilköğretim çağı çocuklarının ne kadar şişmanladığını hayretle izliyorum.

Yürümekte zorlandıklarını ve atik hareketler  yapamadıklarını üzülerek seyrediyorum.


Okul çocukları için beslenme programının iki amacı vardır:
1-      Öğrenme çağında olan çocuğa, temel beslenme bilgilerini  öğretmek. Beslenme ile sağlık arasındaki ilişkileri belletmek. Sağlıklı olabilmek için yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazandırmak.
2-      Eldeki olanakları en iyi şekilde kullanarak kaliteli ve sağlıklı beslenmeyi sağlayabilmek.


Çocukların beslenmedeki bazı sorunları şöyle sıralayabiliriz:
1-      Okula gidip gelme saatlerini iyi ayarlayamamak ve öğünleri kaçırmak, özellikle de kahvaltı yapmadan okula giden çocuklarımız. Okulda bu eksikliği kantin beslenmesiyle yapanlar. Sabah poğaça, açma yiyip,enerji içeceği, nescafe içerek  güne başlayan gençler, öğlen yemeği olarak ekmek arası kızarmış patates, bol ketçap, mayonez  ve ona eşlik eden ice tea  içerek ,kötü beslenme örneklerini gösteriyorlar.
2-      Öğle yemeklerini okulda yiyenlerin sorunu; yağlı ve tuzlu yemekler ve bol hamur işli menüler olarak tanımlamak mümkün. Bu konuda okulların ve yemek üreten kurumların profesyonel destek almalarını anlamlı çözümler yaratabilir.
3-      Okul veya kurum yemeği yemeyenlerin durumu daha vahim, zira içinde ne olduğunu bilmediğimiz besinleri tüketiyorlar. Et, sucuk, sosis, salam vb. içinde neler olduğunu ancak üreticisi bir de analizleri yapan labratuvarlar bilebilir.(!!!)
4-      Evde beslenme şekli iyi olmayanlar. Evinde tencere yemeği pişirmeyen ve sürekli ayak üstü yemeklerin tüketilmesi de bu yaş grubunun önemli sorunlarından sayılabilir. Sebze yemekleri, salatalar, sulu yemekler yiyemeyen ekmek arası beslenen çocuklar için iyi besleniyor diyebilir miyiz? Bu konuda ailelere çok önemli görevler düşüyor. Kıymalı sebze yemeğini tatmamış ,kuru fasulye yemeği yememiş çocuklarla karşılaştığımı söylesem inanır mısınız?
5-      Fiziksel aktivitesi çok kıt bir gençlik yetişiyor, merdiven çıkmaya üşenen, yakın mesafeleri bile yürümek istemeyen, evin kapı zili çaldığında kapıyı açmaya üşenen çocukların ne kadar hareketli oldukları söylenebilir?



Enerji gereksinmesi:

Kızlar için 1700-1800 kalori
Erkekler için 1900-2000 kalori olarak saptanmıştır.
Ancak gündelik hayatta çok hareket etmeyenler için bu rakamlar yüksek olabilir.
Önemli sorunlardan birisi de çocuklarımızın hep oturarak iş yapmaları (okulda oturma, evde TV veya bilgisayarla oynama yada arkadaşla oynanacak sokak oyunlarından uzak kalma)  fiziksel aktivitesi az bir yaşam biçimi yaratmaktadır.
Bu enerjiyi harcayamayan çocukların yüksek kalorili besinler tüketmesi de gelecek tehlikeyi zaten haber vermektedir.

Protein ihtiyacı da 45-50 g kadardır. Doğru kaynaktan alınan iyi kalite proteinlerden söz ediyorum. Süt, yoğurt, yumurta, peynir, balık, kurubaklagil, et ve tavuk bunlar için iyi kaynaklardır.

Bilinçli bir beslenme programında aşağıdaki besinleri, miktarları kadar tüketmek son derece kolay ve ekonomik olacaktır.

2 su bardağı süt veya yoğurt tükettim mi?
1 kibrit kutusu Peynir 
1 adet yumurta
Her öğün 1-2 dilim ekmek
1 tabak salata
1 tabak sebze yemeği
1 tabak çorba, pilav, makarna veya börek
Her ara öğünde 1-2 adet meyve
2-4 adet köfte kadar et, tavuk veya balık
Et yoksa 1 kepçe kuru baklagil yemeği

Beslenme emek isteyen ve dikkat gerektiren bir eylem. Hem sağlıklı, hem ekonomik hem de damak zevkine uygun olması çocuklarımızın ileriki yaşamı için önemli bir yatırım olacaktır.

Bu gayrete değmez mi?

No comments:

Post a Comment