OKUL ÇOCUKLARININ BESLENMESİ
Okullar açılalı epey zaman oldu, aklımda onlarla ilişkili bir yazı yazmak hep var.
Bu yılın başında Ocak ayında yapılan obezite kongresinde;
6-12 yaş çocuklarında artan obezitenin korkutucu boyutlarda olduğunu
anlattılar. Benim gözlemlerimin de bu yönde olduğunu söylemek istiyorum.
Şişman bir genç gurup yetişiyor.
Ellerinde cips paketleri, atom sandviçler,haşlanmış mısır
kaseleri, hamburgerler, kumrular, dürümler, patates kızartmaları ile okul yollarında gördüğüm ilköğretim çağı
çocuklarının ne kadar şişmanladığını hayretle izliyorum.
Yürümekte zorlandıklarını ve atik hareketler yapamadıklarını üzülerek seyrediyorum.
Okul çocukları için beslenme programının iki amacı
vardır:
1- Öğrenme
çağında olan çocuğa, temel beslenme bilgilerini öğretmek. Beslenme ile sağlık arasındaki ilişkileri
belletmek. Sağlıklı olabilmek için yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını
kazandırmak.
2- Eldeki
olanakları en iyi şekilde kullanarak kaliteli ve sağlıklı beslenmeyi
sağlayabilmek.
Çocukların beslenmedeki bazı
sorunları şöyle sıralayabiliriz:
1- Okula
gidip gelme saatlerini iyi ayarlayamamak ve öğünleri kaçırmak, özellikle de
kahvaltı yapmadan okula giden çocuklarımız. Okulda bu eksikliği kantin beslenmesiyle
yapanlar. Sabah poğaça, açma yiyip,enerji içeceği, nescafe içerek güne başlayan gençler, öğlen yemeği olarak
ekmek arası kızarmış patates, bol ketçap, mayonez ve ona eşlik eden ice tea içerek ,kötü beslenme örneklerini
gösteriyorlar.
2- Öğle
yemeklerini okulda yiyenlerin sorunu; yağlı ve tuzlu yemekler ve bol hamur işli
menüler olarak tanımlamak mümkün. Bu konuda okulların ve yemek üreten
kurumların profesyonel destek almalarını anlamlı çözümler yaratabilir.
3- Okul
veya kurum yemeği yemeyenlerin durumu daha vahim, zira içinde ne olduğunu
bilmediğimiz besinleri tüketiyorlar. Et, sucuk, sosis, salam vb. içinde neler
olduğunu ancak üreticisi bir de analizleri yapan labratuvarlar bilebilir.(!!!)
4- Evde
beslenme şekli iyi olmayanlar. Evinde tencere yemeği pişirmeyen ve sürekli ayak
üstü yemeklerin tüketilmesi de bu yaş grubunun önemli sorunlarından
sayılabilir. Sebze yemekleri, salatalar, sulu yemekler yiyemeyen ekmek arası
beslenen çocuklar için iyi besleniyor diyebilir miyiz? Bu konuda ailelere çok
önemli görevler düşüyor. Kıymalı sebze yemeğini tatmamış ,kuru fasulye yemeği
yememiş çocuklarla karşılaştığımı söylesem inanır mısınız?
5- Fiziksel
aktivitesi çok kıt bir gençlik yetişiyor, merdiven çıkmaya üşenen, yakın
mesafeleri bile yürümek istemeyen, evin kapı zili çaldığında kapıyı açmaya
üşenen çocukların ne kadar hareketli oldukları söylenebilir?
Enerji gereksinmesi:
Kızlar için 1700-1800 kalori
Erkekler için 1900-2000 kalori
olarak saptanmıştır.
Ancak gündelik hayatta çok
hareket etmeyenler için bu rakamlar yüksek olabilir.
Önemli sorunlardan birisi de
çocuklarımızın hep oturarak iş yapmaları (okulda oturma, evde TV veya
bilgisayarla oynama yada arkadaşla oynanacak sokak oyunlarından uzak
kalma) fiziksel aktivitesi az bir yaşam
biçimi yaratmaktadır.
Bu enerjiyi harcayamayan
çocukların yüksek kalorili besinler tüketmesi de gelecek tehlikeyi zaten haber
vermektedir.
Protein ihtiyacı da 45-50 g
kadardır. Doğru kaynaktan alınan iyi kalite proteinlerden söz ediyorum. Süt,
yoğurt, yumurta, peynir, balık, kurubaklagil, et ve tavuk bunlar için iyi
kaynaklardır.
Bilinçli bir beslenme
programında aşağıdaki besinleri, miktarları kadar tüketmek son derece kolay ve
ekonomik olacaktır.
2 su bardağı süt veya yoğurt
tükettim mi?
1 kibrit kutusu Peynir
1 adet yumurta
Her öğün 1-2 dilim ekmek
1 tabak salata
1 tabak sebze yemeği
1 tabak çorba, pilav, makarna
veya börek
Her ara öğünde 1-2 adet meyve
2-4 adet köfte kadar et, tavuk
veya balık
Et yoksa 1 kepçe kuru baklagil
yemeği
Beslenme emek isteyen ve
dikkat gerektiren bir eylem. Hem sağlıklı, hem ekonomik hem de damak zevkine
uygun olması çocuklarımızın ileriki yaşamı için önemli bir yatırım olacaktır.
Bu gayrete değmez mi?