DOWN SENDROMUN
ve BESLENME
Down Sendromu, genetik düzensizlik sonucu insanda
fazladan bir 21.ci kromozomun bulunması hastalığına verilen isimdir.
Yuvarlak yüzleri, basık ve çekik gözleri,
düzleşmiş küçük burunları ile yaşıtlarından farklı 47 kromozomlu bu özel çocukların beslenmesi de özel bir disiplin gerektirmektedir.
Down Sendromlu çocuklar genelde boy ve ağırlık
açısından daha yavaş büyür, daha yavaş öğrenir, problem çözmede ve karar
vermede diğer çocuklara oranla daha çok zorlanırlar. Yeterli ve düzenli bir
beslenme programı ile bu çocukların büyüme, gelişmeleri desteklenip bilişsel
performans ve yaşam kaliteleri artırılabilmektedir..
Tiroit hormonu
bozuklukları ve hipotiroidi:
Down sendromlu çocuklarda tiroid bezlerinin
yeterli hormon salgılamaması (hipotiroidi) beyin gelişimini olumsuz yönde
etkiler.Bu nedenle çocuklar ilerleyen zamanlarda bilişsel performanslarında
düşmenin yanı sıra şişmanlığa da eğilimli olurlar. Doğumdan sonra tiroit hormon
testleri ve her sene düzenli olarak T3,T4 TSH hormonu kontrolleri
yaptırılmalıdır.
Tiroid hormonu kontrolleri yapılmayan veya
bozukluk saptandığında düzenli tedavi edilmeyen Down sendromlu çocuklarda
fiziksel gerileme ve öğrenme güçlüğü kalıcı olarak daha belirginleşir. Tiroit
bezini güçlendirici ve hasarını önleyici en iyi iki mineral çinko ve
selenyumdur. Yeterli selenyum ve çinko tüketimi tiroit hormonlarında artışa
neden olduğu gibi bağışıklık sistemini
de güçlendirdiği ve çeşitli hastalıklara direnci artırdığı yolunda yayınlar bulunmaktadır.
Karaciğer, balık, hindi ve tavuk eti, yumurta, mantar,
ay çekirdeği, sarımsak ve tahıllar iyi birer selenyum ve çinko kaynaklarıdır. 1
avuç kabak çekirdeği günlük çinko gereksiniminin tamamını karşılar.
Kabızlık:
Down sendromlu çocuklar kas güçsüzlüğü ve sedanter yaşam nedeniyle
kabızlık riski taşırlar. Bu nedenle beslenmelerinde aşağıdaki uyarılara kulak
vermeleri gerekir
1.
Öğünlerde çorba tüketimini eksik etmemek,
2.
Yeterince su tüketimini sağlamak,
3.
Posa içeriği yüksek olan çiğ sebze ve meyvelere günlük beslenmede
eksik etmemek
4.
Kuru üzüm, kuru kayısı, incir, erik gibi meyveler
5.
Kurubaklagiller, fındık, fıstık ve badem tüketmek,
6.
Tahıllar ve tam buğday ekmeğini olmazsa olmazlar içinde saymak
7.
Yoğurt, ayran ve kefir tüketilmesi
8.
Fiziksel aktiviteyi artırmak ve her gün yapabilmek.
Şişmanlık:
Hipotiroidi ve kas güçsüzlüğü nedeniyle DS’li çocuklar yaşıtlarına
oranla %10-15 daha az kalori verilmesi gerekir.
Kızartmalar, hamur işleri, tatlılar kontrollü olarak tüketilmelidir.
Bu tür besinlerde aşırıya kaçılmamasını önerilir. Kaslarının güçlenmesi için
et, peynir, yumurta gibi besinlerin günlük tüketimini arttırmak çocukların ev
içinde ve dışarıda hareket etmelerine olanak sağlamak istenmeyen kilolardan
korunmak için iyi birer önlem olabilir.
Diyabet:
Yapılan araştırmalara göre bu çocuklarda diyabet gelişme riski
yüksekdir. Hazır besinler (çikolata,bisküvi,gofret,cips vb.), aşırı yağlı ve
şekerli yiyeceklerden kaçınmak günlük fiziksel aktivite düzeyini arttırmak gibi
önlemlerle olası diyabet riskinin önüne geçilebilir.
DS'li çocuklarda düzenli kan şekeri kontrollerinin yaptırılması da
büyük önem taşır.
Gluten ve laktoz intoleransı:
Buğday, arpa, çavdar ve yulaf içeren gıdalar ve süte karşı bu
çocuklarda alerjik reaksiyonlar gözlenebilir. Bu tür besinler tüketildikten
sonra bulantı, karın ağrısı, kaşıntı, kızarıklık veya ishal gibi semptomlar
ortaya çıkıyor ise yukarıdaki tahılları içeren besinleri kısıtlayıp süt yerine
yoğurt ve peynir yedirmek iyi bir çözüm olacaktır. Aksi halde sindirim ve
emilim problemleri kaçınılmazdır.
GÖR (gastro özafajiyal reflü)
Down sendromlu çocuk ve yetişkinlerde fazlaca dikkat edilmese de
GÖR oldukça büyük bir sorun teşkil etmektedir. GÖR nedeniyle yeterli
beslenemeyen çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği gözlenmektedir. Mide
yanması, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, kusma ve göğüs ağrısı şeklinde kendini
gösteren bu rahatsızlıktan korumak için;
·
Az ve sık yemeleri sağlanmalı,
·
Egzersiz için yemekten sonra 1 saat beklenmeli,
·
Su yemekle birlikte değil önce veya sonrasında içilmelidir.
VİTAMİN VE MİNERAL TAKVİYELERİ
Down sendromlu çocuklarda yapılan tetkikler neticesinde demir
eksikliğine rastlanıldığında demir
takviyesi kullanılabilir.
Ayrıca demirden zengin (karaciğer, kırmızı et, yumurta sarısı,
kuruyemişler, kurubaklagiller, yeşil
yapraklı sebzeler) gibi besinlerin düzenli tüketimi çocukların büyüme, gelişme
ve bilişsel işlem kapasitelerinde artış sağlayacaktır.
Yapılan çalışmalara göre Down sendromlu çocuklarda ilerleyen
yaşlarda nörotrasmitter düzeylerinde değişime bağlı olarak olumsuz ruh hali, depresif
davranışlar ve alzhiemer önemli birer risk faktörü olarak bulunmuştur. Folik
asit, B12, magnezyum ve demir takviyeleri bu tür semptomların gelişme riskini
azaltabilmektedir. Yine en güçlü antioksidanlardan biri olan E vitaminin
bilişsel işlevin arttırılması ve Alzheimerdan korunmada etkili olduğu
görülmüştür. Zentinyağı ve kuruyemişler en iyi E vitamini kaynaklarındandır.
Omega-3 yağları:
Beyin, retina ve sinir hücre duvarlarının onarımı ve gelişmesi
açısından önemli olan bu yağ asitleri balık, keten tohumu, ceviz ve semizotu
gibi besinlerle alınabilir.
Öğrenme güçlüğü yaşayan DS'li çocuklarda omega-3 yağ asiti
tüketimi arttırıldığında IQ düzeylerinde ilerleme saptanmıştır.
Sonuç olarak down sendromlu çocuklarda uygulanacak tıbbi, sosyal ve piskolojik desteğe ek olarak özel
bir beslenme programıyla, bu çocukların gelişimleri desteklenebilir. Eğitimleri
desteklenerek topluma kazandırılabilirler.