Tuesday, August 4, 2015

          DOWN SENDROMUN ve BESLENME


Down Sendromu, genetik düzensizlik sonucu insanda fazladan bir 21.ci kromozomun bulunması hastalığına verilen isimdir.
Yuvarlak yüzleri, basık ve çekik gözleri, düzleşmiş küçük burunları ile yaşıtlarından farklı 47 kromozomlu bu özel çocukların beslenmesi de özel bir disiplin gerektirmektedir.
Down Sendromlu çocuklar genelde boy ve ağırlık açısından daha yavaş büyür, daha yavaş öğrenir, problem çözmede ve karar vermede diğer çocuklara oranla daha çok zorlanırlar. Yeterli ve düzenli bir beslenme programı ile bu çocukların büyüme, gelişmeleri desteklenip bilişsel performans ve yaşam kaliteleri artırılabilmektedir..


Tiroit hormonu bozuklukları ve hipotiroidi: 
Down sendromlu çocuklarda tiroid bezlerinin yeterli hormon salgılamaması (hipotiroidi) beyin gelişimini olumsuz yönde etkiler.Bu nedenle çocuklar ilerleyen zamanlarda bilişsel performanslarında düşmenin yanı sıra şişmanlığa da eğilimli olurlar. Doğumdan sonra tiroit hormon testleri ve her sene düzenli olarak T3,T4 TSH hormonu kontrolleri yaptırılmalıdır.
Tiroid hormonu kontrolleri yapılmayan veya bozukluk saptandığında düzenli tedavi edilmeyen Down sendromlu çocuklarda fiziksel gerileme ve öğrenme güçlüğü kalıcı olarak daha belirginleşir. Tiroit bezini güçlendirici ve hasarını önleyici en iyi iki mineral çinko ve selenyumdur. Yeterli selenyum ve çinko tüketimi tiroit hormonlarında artışa neden olduğu gibi  bağışıklık sistemini de güçlendirdiği ve çeşitli hastalıklara direnci  artırdığı yolunda yayınlar bulunmaktadır.
Karaciğer, balık, hindi ve tavuk eti, yumurta, mantar, ay çekirdeği, sarımsak ve tahıllar iyi birer selenyum ve çinko kaynaklarıdır. 1 avuç kabak çekirdeği günlük çinko gereksiniminin tamamını karşılar.


Kabızlık: 
Down sendromlu çocuklar kas güçsüzlüğü ve sedanter yaşam nedeniyle kabızlık riski taşırlar. Bu nedenle beslenmelerinde aşağıdaki uyarılara kulak vermeleri gerekir
1.   Öğünlerde çorba tüketimini eksik etmemek,
2.   Yeterince su tüketimini sağlamak,
3.   Posa içeriği yüksek olan çiğ sebze ve meyvelere günlük beslenmede eksik etmemek
4.   Kuru üzüm, kuru kayısı, incir, erik gibi meyveler
5.   Kurubaklagiller, fındık, fıstık ve badem tüketmek,
6.   Tahıllar ve tam buğday ekmeğini olmazsa olmazlar içinde saymak
7.   Yoğurt, ayran ve kefir tüketilmesi
8.   Fiziksel aktiviteyi artırmak ve her gün yapabilmek.

Şişmanlık: 
Hipotiroidi ve kas güçsüzlüğü nedeniyle DS’li çocuklar yaşıtlarına oranla %10-15 daha az kalori verilmesi gerekir.
Kızartmalar, hamur işleri, tatlılar kontrollü olarak tüketilmelidir. Bu tür besinlerde aşırıya kaçılmamasını önerilir. Kaslarının güçlenmesi  için et, peynir, yumurta gibi besinlerin günlük tüketimini arttırmak çocukların ev içinde ve dışarıda hareket etmelerine olanak sağlamak istenmeyen kilolardan korunmak için iyi birer önlem olabilir.

Diyabet: 
Yapılan araştırmalara göre bu çocuklarda diyabet gelişme riski yüksekdir. Hazır besinler (çikolata,bisküvi,gofret,cips vb.), aşırı yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçınmak günlük fiziksel aktivite düzeyini arttırmak gibi önlemlerle olası diyabet riskinin önüne geçilebilir.
DS'li çocuklarda düzenli kan şekeri kontrollerinin yaptırılması da büyük önem taşır.

Gluten ve laktoz intoleransı: 
Buğday, arpa, çavdar ve yulaf içeren gıdalar ve süte karşı bu çocuklarda alerjik reaksiyonlar gözlenebilir. Bu tür besinler tüketildikten sonra bulantı, karın ağrısı, kaşıntı, kızarıklık veya ishal gibi semptomlar ortaya çıkıyor ise yukarıdaki tahılları içeren besinleri kısıtlayıp süt yerine yoğurt ve peynir yedirmek iyi bir çözüm olacaktır. Aksi halde sindirim ve emilim problemleri kaçınılmazdır.
GÖR (gastro özafajiyal reflü) 
Down sendromlu çocuk ve yetişkinlerde fazlaca dikkat edilmese de GÖR oldukça büyük bir sorun teşkil etmektedir. GÖR nedeniyle yeterli beslenemeyen çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği gözlenmektedir. Mide yanması, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, kusma ve göğüs ağrısı şeklinde kendini gösteren bu rahatsızlıktan korumak için;

·        Az ve sık yemeleri sağlanmalı,
·        Egzersiz için yemekten sonra 1 saat beklenmeli,
·        Su yemekle birlikte değil önce veya sonrasında içilmelidir.

VİTAMİN VE MİNERAL TAKVİYELERİ
Down sendromlu çocuklarda yapılan tetkikler neticesinde demir eksikliğine rastlanıldığında demir takviyesi kullanılabilir.
Ayrıca demirden zengin (karaciğer, kırmızı et, yumurta sarısı, kuruyemişler, kurubaklagiller,  yeşil yapraklı sebzeler) gibi besinlerin düzenli tüketimi çocukların büyüme, gelişme ve bilişsel işlem kapasitelerinde artış sağlayacaktır.
Yapılan çalışmalara göre Down sendromlu çocuklarda ilerleyen yaşlarda nörotrasmitter düzeylerinde değişime bağlı olarak olumsuz ruh hali, depresif davranışlar ve alzhiemer önemli birer risk faktörü olarak bulunmuştur. Folik asit, B12, magnezyum ve demir takviyeleri bu tür semptomların gelişme riskini azaltabilmektedir. Yine en güçlü antioksidanlardan biri olan E vitaminin bilişsel işlevin arttırılması ve Alzheimerdan korunmada etkili olduğu görülmüştür. Zentinyağı ve kuruyemişler en iyi E vitamini kaynaklarındandır.

Omega-3 yağları: 

Beyin, retina ve sinir hücre duvarlarının onarımı ve gelişmesi açısından önemli olan bu yağ asitleri balık, keten tohumu, ceviz ve semizotu gibi besinlerle alınabilir.
Öğrenme güçlüğü yaşayan DS'li çocuklarda omega-3 yağ asiti tüketimi arttırıldığında IQ düzeylerinde ilerleme saptanmıştır.

Sonuç olarak down sendromlu çocuklarda uygulanacak  tıbbi, sosyal ve piskolojik desteğe ek olarak özel bir beslenme programıyla, bu çocukların gelişimleri desteklenebilir. Eğitimleri desteklenerek topluma kazandırılabilirler.




No comments:

Post a Comment